Şekeri bırakınca hayatın nasıl değişir?

ilave_seker1
Öncelikle belirteyim ki, kendi başına şeker düşmanımız değil. Besinlerde, örneğin meyve ve sütte, bol miktarda ve doğal olarak bulunmakta. Ancak ilave şeker tek kelime ile “gereksiz”. Bununla beraber, ilave şekeri kestiğinizde hayatınızda birçok olumlu şey oluyor.
Gelişmiş toplumlarda yaşayan insanlar olarak, bol şekerli abur-cubura düşkün ve yüksek miktarda şeker içeren tatlılara alışmış vaziyetteyiz. Ancak bu besinlere ve içerdikleri ilave şekere kesinlikle ihtiyacımız yok. İşte burada, ilave şeker tüketmeyi kesersek, hayatımızda fark edeceğimiz 5 önemli değişikliği sıraladık.

  1. Enerji seviyeniz yükselir

Yorgun olduğumuz zaman bol şekerli tatlılar veya kafeinli meşrubatlar canımız çeker. İlk bakışta düşününce akla mantıklı geliyor:  “Depolarını tüketmiş vücudun  diri kalmak için enerjiye gereksinimi fazla.” Ancak gerçekler çok farklı: öncelikle, ilave şekeri almadan da yüksek enerji seviyesine ulaşabiliriz, üstelik doğal olarak. İkincisi, ilave şeker vücudun şeker metabolizmasını alt üst eder.  Bu nedenle, şekeri hayatımızda çıkardığımızda enerji seviyemizde gelgitler (tatlı krizleri..vb) azalacak ve kan şekerimiz metabolizmamıza uygun olarak yüksek kalacaktır.

  1. Kilonuz sabit kalır

Şeker daha fazla şeker yeme isteği uyandırır, ve söz konusu olan doğal halindeki meyve şekeri değil.

Şapkamızı önümüze koyup düşünelim. Meyve şekeri dışında. İlave şeker, bol yağlı veya bol karbonhidratlı hazır yemeklerde bir çok katkı maddesi ile beraber gelmekte.

Şeker de-toksu ile vücudunuz fazla kalorilere maruz kalmayacak, açlık hissetmeden kilo bile vereceksiniz ve tatlı krizlerinin önünü alacaksınız.

  1. Kalın bağırsağınızın rahat edecek

Sindirim organlarınız konuşabilse ve ne yemeniz gerektiğini söyleye bilselerdi: daha çok lif ve bol miktarda işlenmemiş ham gıda isterlerdi. Şekeri hayatınızdan çıkardığınızda, bağırsaklarınızı fabrika ayarlarına geri döndürmüş olursunuz. Tuvaletinizi daha rahat edersiniz.

  1. Şeker ermeniz son bulacak

Biraz önce de söylediğimiz gibi şeker daha çok şekeri çeker. Hayatınızdan çıkardığınız vakit ise yavaş yavaş tatlı arzunuz körelir. Meyveler daha yoğun tat vermeye başlar. Çayın veya kahvenin gerçek aromalarını tadabiliriz. Sonraları bir ısırık pasta alsak, ne denli şeker yüklü olduğunu şaşırarak fark ederiz.

  1. Cildiniz daha sağlıklı görünür

Kullanılan bunca kreme, temizlik losyonuna ve kürlere rağmen sivilcelerin ardı kesilmiyor mu? Şeker cildinize içeriden hasar veriyor olabilir.  İlave şekeri kesen birçokları ciltlerinin daha pürüzsüz ve sağlıklı olduğunu belirtiyorlar.

Şekeri temelli hayatınızdan çıkarmaya hazır mısınız?

Eğer sizin de benim gibi şekere olan zafiyetiniz fazla ve tatlısız yaşayamıyorsanız. Şekeri aniden hayatınızdan çıkarmanız zor olabilir. Bunun yerine şekeri zamanla azaltmanızı öneririm.
Nitekim, şeker kötü bir alışkanlıktır. Ve bir alışkanlıktan kurtulmak istiyorsanız onu pencereden atıp kurtulamazsınız. Onu merdivenden basamak basamak indirmek gerekir (Mark Twain). Ne kadar erken başlarsanız o kadar iyi.

Şekerin gün yüzüne çıkartılan bunca zararından sonra dünya sağlık örgütü günlük şeker tüketim limitinin  %5’den fazla olmamasını öneriyor. Örnek vermek gerekirse günlük 1200 kaloriye mi ihtiyaç duyuyoruz. Bunun en fazla 60 kalorisi ilave şekerden gelmeli. Öte taraftan, toplulumuzun yarısına yakın kısmının günde 800 kaloriyi şekerden aldığını belirtirsek, gidecek çok yolumuz olduğu açıktır.

Ancak karamsarlığa kapılmaya gerek yok. Beslenmemiz konusunda bilinçli davranmamız gerekiyor. Yediklerimizi ve içtiklerimizi içerdikleri besin ve kalori bakımından incelemeliyiz. Daha çok besin ama daha az kalori içeren gıdalara yönelmeliyiz. Şekerli çay veya kahve yerine sade çay ve kahve içmeyi alışkanlık haline getirebilirsiniz. Zamanla diğer şekerli yiyecekleri de doğal ve katkısız olanları ile değiştirebilirsiniz. Ne kadar erken başlarsanız şekersiz sağlıklı yaşamın faydalarından o kadar çabuk faydalanırsınız.

Unutmayınız ki üç hafta içinde alışkanlıklarınızı değiştirebilirsiniz. Ola ki annenizi kıramadınız ve sizin için yaptığı tatlıdan yediniz, küçük kazalar sizi yolunuzdan alıkoymasın. Gayretlerinizin mükafatını alacaksınız.

 

Dünyanın en büyük bebekleri

Eski zamanlarda, büyük bebek sağlıklı bebek demekti. İnsanlar löp löp eti ve yuvarlak kıvrımları sağlık ve iyi beslenmeyle özdeşleştirmişlerdi. Ancak günümüzde sağlıklı bir yeni doğanın ortalama kilosu 3-3,5 kg arasında olmaktadır. Bu iyi bir ağırlık olmasına rağmen büyücek nur topları ile karşılaştırıldığında ortalama bebekler birer cüce gibi görünüyorlar.

Diğer taraftan, büyük bebek eşittir sağlıklı bebek demek zor. Çoğu zaman durum tam tersine: büyük bebeğin sağlığı hamilelik sırasında yeterli beslenmemiş veya diyabetik annenin durumundan kaynaklı ve kolay bozulabiliyor. Bazı durumlarda ise genetik kökenli.

Aşağıda dünyanın en büyük bebeklerinin bir listesini yaptık. Kesinlikle, bu “küçük!” meleklerin tombul yanaklarına, pembe dudaklarına ve boğumlu parmaklarına bayılacaksınız. Fakat önce, onları zarafetle taşıyan ve sağ salim dünyaya getiren güçlü kadınlar için büyük bir alkış istiyoruz.

  1. Avusturalya: Ziad Kadic, 5.98 kg.
    Avusturalya_Ziad_Kadic
  2. Almanya: Jasleen, 6.07 kg.
    Jasleen_almanya
  3. Hindistan: Firdous, 6.70 kg.
    hindistan_Firdous
  4. ABD: Hendrix Louis-Jean, 6.71 kg.
    Hendrix_Louis-Jean
  5. Romanya: Luciana, 6.80 kg.
    Romania_Luciana
  6. Avusturalya: Tiarla Elekana, 6.80 kg.
    Tiarla-Elekana
  7. Hindistan: Kız bebek (Annesi: Mandini), 6.80 kg.
    hindistan_Baby_Girl
  8. Çin: Chun Chun, 7.04 kg.
    cin
  9. İngiltere: George, 7.12 kg.
    ingiltere_George
  10. ABD: JaMichael, 7.26 kg.
    JaMichael
  11. ABD: Sammisano Joshua Talai Otuhiva, 7.30 kg.
    Talai_Otuhiva
  12. Brezilya: Sammisano Joshua Talai Otuhiva, 7.71 kg.
    Sammisano_Joshua
  13. Sibirya: Nadia Khalina, 7.76 kg.
    Nadia_Khalina
  14. Endenozya: Akbar Risuddin, 8.71 kg.
    Akbar_Risuddin

Savaşan Dev

Zonguldak ilinin Gümeli beldesinde, üç devasa ağacın kalıntıları Alaplı çayının dik yamaçlarında yatar. Orman mühendislerinin incelemelerine göre bunlar dünyanın en yaşlı ağaçlarındandır. Yaklaşık dört bin yaşında olduğu saptanan bu ağaçlar, taş devri sonunda insanlar henüz metal aletler kullanmaya başladıklarında birer fidandılar. Anadolu’da şehir devletlerin gün yüzüne çıktığı ve kanlı savaşların patlak verdiği dönemlerde ise yaklaşık bin yaşındaydılar.
porsuk_agac
Yaşamları boyunca birçok yangın ve depremden sağ kurtuldular. Sayısız fırtınalar atlatan bu anıt ağaçlar sonunda Çin’den süs bitkileri ile gelen uzun antenli böceklerin saldırısına dayanamayıp yıkıldılar. Böcekler ağacın kabuğundan girdikten sonra küçücük ama sürekli ısırıklar ile koca gövdeyi yeyip bitirdiler.
Zamana meydan okuyan bu orman devi, her şeyi yakıp yıkan yangınlardan, yerle bir eden depremlerden ve sayısız fırtınalardan sonra, küçük bir çocuğun parmakları ile ezebileceği bu böceklere boyun eğdi.
İnsanoğlu da böyle, büyük felaketlere cesaretle karşı koyup, zorlu badireler atlattıktan sonra önemsiz şeylerin kendilerini bitirmesine izin veriyor.

Yaşam küçük olamayacak kadar kısa.” Yok sayıp unutmanız gereken küçük şeylerin kendinizi üzmesine izin vermeyin.

Açlık ve iştah arasında

Vücudumuzda yemek isteğini uyandıran iki mekanizmadan bahsedebiliriz: açlık ve iştah. Açlık, fizyolojik bir dürtüdür. Bedenin yemek ihtiyacı duyması ile ortaya çıkar. İştah ise belirli yiyeceklere psikolojik bir eğilimdir.

İnsan, bedeni aç iken, iştahsız olabilir. Bu duruma anoreksiya denir. Bazı bulaşıcı hastalıklar, ruh hali veya bazı ilaçların yan etkisi olarak boy gösterebilir.

Hipotalamus, vücudun istemsiz fonksiyonlarının yanı sıra, beynin yemek yeme ile ilintili bölgesidir. Hipotalamus, sinir hücrelerinden ve hormonlardan gelen sinyallere göre, açlığı veya tokluğu belirler.
hipotalamus
Sinir hücrelerinin rolü:
Mideyi ve ince bağırsağı saran sinir tellerinin gevşemesi veya gerilmesine göre: açlık, mide boştur ve büzülmüştür. Tokluk, mide yiyecekler ile dolup gerilmiştir şeklinde iletilir.
gerginkarin
Hormonların rolü:
İnsülin ve glukagon, kandaki şeker seviyesini ayarlayan birbirlerinin aksi etkileri olan, hormonlardır. Uzun bir süredir yemek yemediysek kandaki insülin ve glukagon seviyeleri de değişir. Bu değişim kanla beraber hipotalamusa aktarılır.

Açlığı etkileyen diğer hormonlar ise: Yağ hücrelerinden salğılanan Leptin, mideden salğılanan Ghrelin ve bağırsaklardan salğılanan PYY’dir.
Leptin tokluk hissi uyandırır. Deneylerle, Leptin üretemeyen farelerin obez olduğu kanıtlanmıştır.
Ghrelin, mide boş ken salgılanır, açlığı tetikler. Ghrelin salgısı yemeklerden önce artar, yemeklerden sonra çabucak azalır.
PYY, ince ve kalın bağırsakta yemek varken salgılanır. Ghrelin tersi etki gösterir. Yemeklerden önce az, yemeklerden sonra çok salgılanır.
hormonlar
Yemeğin miktarı ve içeriğinin rolü:
Aynı miktarda kalori içerdiğini varsayarak, protein içeren yemekler daha uzun süre tok tutarlar. Örneğin yumurta. Tokluğu etkileyen diğer bir faktör ise yemeğin hacmidir. Örneğin bol su tutan lifli gıdalar mideyi ve bağırsak duvarlarını gererek hipotalamusa yukarıda belirtiğimiz sinirsel sinyalleri gönderir. Bu mantıkla sıralarsak katı yiyecekler çok, sıvı içecekler ise az bir tokluk hissi uyandırır.

Açlık içsel sinyaller, iştah ise çevresel ip uçları ile tetiklenir.

İştahı etkileyen faktörler beş duyuya hitap eder, ortama ve koşullara göre değişir.
Beş duyunun önemi: gıdalar beş duyumuzu uyararak harekete geçirir.
Sosyal ipuçları ve kültürün önemi: Bazı olaylar ve durumlar iştahı etkiler. Örneğin bayramlarda çok yemek yeriz. Her gittiğimiz yerde ikramlar sunulur. Doktorun yasakladığı şekeri tüketmemize izin verilir.
seker
Bazı insanlar duygularını gizlemek için kendilerini yemeğe vururlar. Örneğin, sınavdan başarısız bir not aldıklarında, kendilerini rahatlatmak için yemek isterler. Bununla beraber, çoğu insan sıkıldığında veya endişelendiğinde daha çok yemek yer.
duygusal_yemek
Öğrenmenin rolü:
İçinde büyüdüğümüz kültür bize hangi bitkileri ve hayvanları yememizin uygun olduğunu öğretir. Ancak, sağlıklı beslenme ve gıdalar hakkında bilgilendikçe yeme alışkanlıklarımız da değişir.

Fagor Combi Fırın Kullanım Kılavuzu

Genel kullanım önerileri:

  • Her zaman ön ısıtma yapın, ön ısıtma konveksiyonda daha hızlı yapılır. Ancak buharla pişirecek sen 100 dereceyi geç memelisin eğer geçersen fırını soğutmak gerekir (80 derece civarına).
  • Fırın kullanımı bittikten sonra kapağını aralık bırakın ki soğurken contalara hasar vermesin.
  • Fırınla beraber gelen tepsileri kazıtma, plastik spatula ile kullan. Kalıntıları temizlemek için fırında 15 dakika buhar ver. Sonra deterjanlı sünger ile temizle.
  • Haftada bir fırını yıka. Yıkamak için hızlı püskürten fısfıs kullan.
  • Yemekler genel olarak iki evrede pişer: ilk evrede fırın tam devirli fanda, ikinci evrede düşük devirli fanda pişirilir.
  • Fırına girecek yemek sosları koyu kıvamlı tutulmalı. Fırın buharlı çalıştığı için yemekler zaten kendi sularını bırakıyor.

Uzun Yıkama Programı talimatı (60 dakika):

  • El ve yüzünüze koruyucu ekipmanları takın.
  • Fırının 50 derece olmasınına dikkat edin.
  • Yıkama tuşuna ve başlat tuşuna basın.
  • Fırının buhar vermesini bekleyin.
  • Ekranda SOAP yazdığında kapağı açın ve hızlıca yağ sökücü püskürtün ardından kapağı kapatın. (plastik aksama yağ sökücü temas ettirmeyin)
  • Başlat butonuna tekrar basın ve bitirmesini bekleyin.
  • Fırın bir kere yıkama programına alındı mı bitene kadar başka bir işlem yapamaz. Kapatıp açsanız bile yıkamaya bitene kadar kaldığı yerden devam eder.

Kısa Yıkama talimatı (30 dakika):

  • El ve yüzünüze koruyucu ekipmanlarınızı takın.
  • Fırını konveksiyonel mod ile 70 dereceye ısıtın.
  • Kapağını açın.
  • Yağ sökücüyü conta hariç iç aksama püskürtün.
  • Kapağı kapatın ve 15 dakika bekleyin.
  • Tam devirli fanda 15 dakika buharla haşlama modunda çalıştırın.
  • Kapağı açın ve contayı ıslak bezli ile temizleyin.
  • Yıkama işlemi fırın kirlendiği zaman uygulanmalıdır.

20161222_171451

Tuş takımı:

Tanım:   Tanım:  
Konveksiyonel

 

 konvek Tam devirli fan

 

Karışık : Combi

 

 combi Yarı devirli fan

 

Rejenerasyon

 

 rejenerasyon Çeyrek devirli fan

 

Buharla haşlama

 

Prob ile ısıtma
Soğutma

 

Buhar Verme
Yıkama

 

Seç  tam

 

Rejenerasyonlu ısıtma: içten dışa doğru ısıtır.
Prob ile ısıtma iki mod var:
1.Prob derecesine geldiğinde haber verir
2.Prob ile dış dereceyi karşılaştırır
Soğutma: kapak açılır fanlar tersine döner fırını hızlı soğutmak için kullanılır
Buhar verme: basılı tutarak buhar verme hamur işlerinde kurutmayı ve üst tarafın kızarmasını önlemek için kullanılabilir.

Yemek programları

Yemek adı Konveksiyon Zaman Combi –

Karışık Isıtma

Zaman Rejenerasyon Zaman buhar Zaman Notlar:
Sebzeli Köfte:                  
Köftesi         180 – tam 20    
Patates havuç     220 – tam 30        
Börek:     200-tam 15          
    200-yarım 15        
Tavuk Büftek:         180 – tam 20      
    200 – çeyrek 15        
Karnıyarık:     250 – tam 20         Kıymasını dışarıda pişirdikten sonra ekleyip rejenerasyona başlıyorsun
        250 -yarım 20    
Fırın markarna: 250-tam 30              
    220-yarım 20        
Kabak Dolma:

 

            Ön ısıtma 5  
            100-Tam 35
        180-yarım 15    
Brokoli karnıbahar             100-tam 15  
Kıymalı Ispanak             100-tam 15  
        180-yarım 20    
Patlıcan Musakka:     250 15         Patlıcan’ın yarısını yağda kızartıp harmanlıyorsun üzerine kıymayı ekleyip rejenerasyona alıyorsun.
        200 20    

 

Endüstriyel mutfak tasarımı

Giriş

Mutfağın, işletim maliyetlerini azaltarak üretkenliğini arttıracak şekilde planlanması operasyon müdürünün önemli bir görevidir. Mutfak planlaması: tasarım ve yerleşimin yanı sıra akış ilkelerini de içerir. Akış ilkeleri ham maddeden son ürüne doğru olan süreçte ürünler ile beraber personelin mutfak içindeki hareketlerini kapsar.

Genel anlamda, alan planlaması: şekil ve büyüklüklerin belirlenmesi, bunun yanında stil ve dekorasyonun seçilmesidir. Bu planlama mutfağın üç bölümü için ayrı yapılır: tavan, üretim alanı ve zemin. İster eski bir mutfağın modernizasyonu olsun ister sıfırdan mutfak inşası olsun, tasarımın kağıt üstünde hoş gözükmesi yanında, amaç işlevsel ve verimli bir mutfak yaratmaktır.

Alanın dar veya geniş olması yada küçük veya büyük bütçeler bu amaca ulaşmada belirleyici değillerdir. Mutfak tasarımı zemin, ışıklandırma üzerinde değişiklikler veya yeni ekipmanlar  ile değiştirilebilir. Ancak her değişim gelişim değildir, iş akışları hızlandırılmalı mutfağın verimliliği arttırılmalıdır.

Endüstriyel mutfak tasarımı, elemanların rahatça hareket edebilmelerine olanak sağlamalıdır. Böylelikle, elemanlar günlük çalışmalarını rahatça yerine getirebilir. Dolayısıyla, işin türüne ve önemine göre yeterli alanlar ayrılmalıdır.

Yerleşim planı iş akışına göre optimize edilmelidir: Öncelikle, plan şefin ve elemanların aklına yatmalıdır. İkinci olarak ekipmanlar kolay ulaşılabilir konumda olmalıdır. Son olarak, her birim kendi içinde ve diğer birimlere göre iş akışı kolaylaştıracak şekilde konumlanmalıdır. Yüksek kapasitede üretim yapan işletmelerde ürünler ve elemanlar soğuk hava ve saklama kabinleri, ön işleme, hazırlık, saklama, pişirme ve paketleme birimleri arasında pürüzsüzce hareket edebilmelidir. Böylelikle üretkenlik artar, işletim maliyetleri düşer, elemanların motivasyonu artar, iş yeri ve işçi güvenliği sağlanır ve sağlıklı yemekler yapılabilir.

 

Endüstriyel Mutfak

TASARIM

Aydınlatma

Mutfağınızı modernize ederken yukarı bakmayı unutmayın. Tavan hareketin ötesinde önemsiz olarak gözükebilir ama verimliliğe katkısı büyüktür. Aydınlatma, elektrik giderlerini azaltarak elemanların üretkenliğini arttırmak için olanaklar sunar. Doğru şekilde konumlandırılmış ışık, elemanların en çok çalıştığı yerleri aydınlatır. Örneğin pişirme alanı ve hazırlık alanı. Doğru aydınlatma sayesinde eleman dikkatini toplar ayrıca sıcak ve verimli bir ortam yaratılabilir.

Havalandırma

Tavandaki diğer önemli aktör ise havalandırma ve iklimlendirme sistemidir. Mevcut yönetmelikler hali hazırda yeterli havalandırma yapamayan işletmelere çalışma izni vermemektedir. Kaldı ki: düzgün havalandırma yapılmayan mutfaklarda biriken nem ve ısı problemlere neden olur. Bu problemler: elektrikli ekipmanların bozulması, malzemelerin ıslanarak kullanılamaz hale gelmesi ve çalışan performansında düşüş olarak karşınıza çıkabilir. Bu bağlamda performansı etkileyen diğer bir husus ise sıcaklıktır. Mutfağın sıcaklığının belli aralıklarda tutulmasına özen gösterilmelidir. Zaten sıcak olan pişirme alanının yaz aylarında, serin olan hazırlık alanlarının kış aylarında da çalışabilir kılacak düzgün bir iklimlendirme sistemi kurulmalıdır.

endustriyel_mutfak_havalandırma_aydınlatma
Ekipman

Efektif üretim: hızlı çalışıp çok ürün çıkarmaktır. Pişirme ve araç ve gereçlerinin kolay ulaşılabilir, ham maddelerin ise hızlı temin edilebilir konumda olması, efektif çalışma için gereklidir. Tasarım sırasında her ekipman işleviyle beraber düşünülmeli ve buna göre konumlandırılmalıdır. Diğer taraftan ekipmanların personel tarafından rahat kullanılır olması çok önemlidir. Çok karmaşık ve pahalı bir cihazı elemanlarınız sevmez ve kullanmaktan çekinirse, yatırımdan  istenen verimi alamazsınız. Bu yüzden ekipmanları seçmeden önce iyice tanımalısınız: kullanım şeklini, ihtiyaç duyduğu su debisini, elektrik voltajını  ve doğal gaz basıncını bilmelisiniz. Ne kadar bir havalandırma gerekiyor veya su giderine yakın mı olmalıdır, öğrenmelisiniz.  Tabii, kapasitesini de unutmamalısınız, acaba şu anki iş yükünüzü kaldırabilecek mi? Daha ilerisini düşünürsek, işler artar ise kapasitesini arttırabilecek mi? Hepsini değerlendirmelisiniz.
Son olarak, teknoloji geliştikçe daha küçük boyutlarda daha az enerji ile daha çok verim alabileceğiniz makineler üretilmekte. Makine üreticileri sürekli makinelerini optimize edip yeni özellikler eklemekte. Endüstrideki değişikliklerden haberdar olup, kaynakları takip ederseniz, daha kısa sürede, daha az enerji  ve işçilikle daha leziz yemekler yapabilecek yöntemler öğrenebilirsiniz.

Zemin

“Islak” Mutfaklar

Zemin tasarımı mutfağın işleyişi açısından çok büyük öneme sahiptir. Öncelikle, taban, üzerindeki işi kaldıracak mukavemete sahip olmalıdır. Belirli yerlere su giderleri yerleştirilmeli. Tehlike içeren bölgelerde kaymaz zemin malzemesi kullanılmalıdır. Burada zemin tasarımının yanında inşaatı yapan yükleniciye de çok önem düşer. İşinin ehli firmalar veya ustalar bulmak çok güç olabilir. İş ahlakı gereği, ustalar bir işten anlamadıklarını söylemezler. Siz de ilk defa inşaat işine bulaşmış sanız bir ustayı kolaylıkla değerlendiremezsiniz. Bunun acı sonuçları, eğimli yüzeyler, tepelerde kalıp su toplamayan giderler ve ufak göletler şeklinde karşınıza çıkabilir. Üstelik, bu hataları tüm malzemeleriniz yerleştirildikten ve çalışmaya başladıktan sonra ancak fark edebilirsiniz ki artık geri dönüş yoktur.

Yeni çıkan kanunlar ile iş ve işçi güvenliği sağlamak ve çalışma koşullarını iyileştirmek firmaların “gerekenler” listesinde yerini aldı. Ancak, düzgün su giderine sahip olmayan firmalarda koşulları iyileştirmek ve işçi güvenliğinden bahsetmek güçtür. Tahliye sistemleri olmayan ve su tutan zeminlere sahip mutfaklara ıslak mutfak denir. Islak mutfaklarda yere bir şey döküldüğünde temizlemek güçtür, hele ki yoğun saatlerde. Zeminde biriken sular personelin çalışmasını güçleştirir aynı zamanda stres faktörüne etki eder.

Elinde fırından yeni çıkmış 2/1 Gastronom tepsi taşıyan bir personelin ıslak zemin üzerinde yürümeye çalıştığını düşünün. Elini yakmamak ve yemeği dökmemek için çabalarken birde iki ayağı üzerinde düşmeden ilerlemeye çalışmasını görün. Fırının yirmi tepsilik bir fırın olduğunu farz edersek, bunu yirmi  defa tekrarlamak zorundadır. Böyle bir ortamda ne iş güvenliği ne de verimlilik arayabilirsiniz.

Ayrıca ıslak zemin, çoğunlukla sıcak olan mutfaktaki nemi de arttırır. Yüksek nem ve ısı çalışmayı daha da zorlaştırır. Bu iki bileşen: nem ve ısı, bakterilerin çoğalmasına yardımcı olur. Bu da olası gıda zehirlenmelerine davetiye çıkarır. Son olarak, mutfakta kullanılan elektrikli cihazların kablolarının su içinde durması çok tehlikelidir.

Toparlamak gerekirse ıslak zeminler: çalışmayı güçleştirir, tehlike arz eder, stres yapar ve işletim maliyetlerini artırır.

ıslak_zemin_mutfak

Kuru Mutfaklar

Islak mutfaklar hakkında sıralananlardan sonra,  çalışan odaklı bir mutfak istiyorsanız, kuru zeminli bir mutfağın avantajları aşikardır. Belki gider tesisatı, ilk yatırım maliyetiniz biraz daha yükseltecektir, ancak geri dönüşümü çok daha hızlı olacaktır.
Bunun yanında, bazı cihazlar, buharlı fırın veya patates soyma makinesi gibi, direk gider bağlantısı ile çalışır. Bunların konumlarına göre tesisatı dizayn etmelisiniz.

Ayrıca, kuru mutfaklarda,  yerlerin su tutmayan özellikte olması yanında elemanların da kaymayan terlikler giymesini gerekir.

Düşme tehlikesi veya ayağını ıslatma çekincesi olmadan çalışan personel daha az stresli olur, motivasyonu daha yüksektir. Su az olduğu için nem ve ısı daha kolay kontrol edilebilir olur. Böylelikle personelin verimliliği artar, işletim maliyetleri azalır.

Sonuç

Akıllı mutfaklar ancak akıllı müdürler sayesinde var olur. Eğer bir tesis verimliliği artırmak ve işletim maliyetlerini azaltmak istiyorsa mutfağın temelinden başlamalıdır. Operasyon müdürleri, mimarlar ve ustalarla beraber tabandan tavana efektif bir mutfak kurabilirler.
Referanslar:

1) Levin A. Designing an efficient kitchen. Food Equip Suppli. 2010;62(4):20-24.
2) Sukenik J. Ten elements of any smart kitchen – and smart operator practices. Food Equip Suppli. 2010;62(4):7-8.
3) A recipe for optimum kitchen lighting. Food Equip Suppli. 2011;29(1):25,29.
4) Shockey G. Consultant’s Viewpoint: opertational & design considerations for healthcare. Food Equip Suppli. 2006;59(12);13.
5) Boss D. Getting to great kitchen design. Food Equip Suppli.2007;60(2):16-20.
6) Chang HJ, Kim JW, Ju SY, Go ES. How do the work environment and work safety differ between the dry and wet kitchen foodservice facilities? Nutr Res Pract.2012;6:366-374.
7) Gregoire MB, Spears MC. Foodservice Organizations. A managerial and systems approach, 8th ed. Upper Saddle River, NJ: Pearson/Prentice Hall; 2011.
8) Carbonara JM. Redefining smart kitchens. Food Equip Suppli. 2010;62(2):12-13.
9) Marcbes J. Going with the flow in a Cafeteria kitchen. Foodserv Dir. 2010;25(10):12-14.

Endüstriyel Mutfaklar için olmazsa olmaz 5 makine

Her mutfak bir amaca hitap eder, bu da tasarıma yansımalıdır. İnşaat, dizayn ve ekipmanlar menü etrafında biçimlenmelidir. Bir ekipmanın nasıl ve nerede kullanılacağını bilmiyorsanız mutfağınızı nasıl tasarlayabilirsiniz? İşte endüstriyel mutfaklarda işinizi kolaylaştıracak beş ekipman:

devrilir tava
1)   Devrilir tava

Evlerde kullandığınız kızartma tavasının endüstriyel amaçlar doğrultusunda evrilmiş biçimidir. Her şey için kullanabilirsiniz: kızartma, haşlama ve kavurma. Isıyı geniş bir yüzeyde eşit dağıtır ve yemeklerinizin çabuk pişmesini sağlar. Çok amaçlı bir ekipman arıyorsanız devrilir tava, tam size göre.

planet mikser

2)   Planet mikser

Hamur işlerini kendiniz yapmak istiyorsanız, en büyük yardımıcınız olacaktır. Her nevi karıştırma ve yoğurma işinizi yüklenir. Böylelikle, ekmek ve keklerinizin kolayca kabarmasını sağlar.

sogutucu
3)   Üflemeli soğutucu

Üflemeli soğutucu yatırım yapabileciğiniz büyük makinelerden biridir. Bu ekipmanın güzelliği mevsiminde uygun fiyata aldığınız sebzeleri bütün sene boyunca kullanmanız için dondurur. Yaz aylarında işlerin ve zerzevat fiyatlarının düştüğü zamanlarda kışa hazırlık yapabilirsiniz. Üflemeli soğutucular yiyeceklerin tazeliğini korumak için tasarlanmıştır.

Robot
4)   Mutfak robotu

Küçük görünse de maharetleri büyüktür. Yedek ekipmanları ve bıçakları sayesinde her boyda doğrama, rendeleme ve öğütme işlerinizin üstesinden çabucak gelir.
Havuçlarınızı rendeleyip, kırmızı lahananızı doğrayarak salatalarınızı kısa bir süre içerinde hazırlayabilir, köftelerinizin üzerine serpmek için blok kaşarı hemen toz haline getirabilirsiniz.

5) Paslanmaz tezgahlar
Yemek için yaptığınız hazırlık çoğu zaman pişirmekten çok zaman alır. Elemanların etrafında rahatça çalışabileceği, üzerlerine yeteri kadar malzeme koyabileceğiniz tezgahlar işlerinizi kolaylaştırır. Ayrıca temizliği de çok kolaydır, krom çelik malzemeyi her türlü kimyasal ile temizleyip ilk günkü haline getirebilirsiniz.

 

Uykusuzluk için yulaflı kurabiye

yulaf kurabiye

uykusuzluk için yulaflı kurabiye

Uyku sağlımız açısından çok önemlidir. Yapılan çalışmalara göre uyku problemleri bayanların %75’ine haftada en az bir defa illet olmaktadır. Bu normal sayılabilir fakat daha uzun süreli uyku bozuklukları hayatımızı çeşitli yönlerde kötü etkileyebilir:

  1. Uyku sırasında beyin öğrendiklerini hafızaya kaydeder. Dolayısıyla, uykusuzluk öğrenme güçlüğüne ve unutkanlığa sebep olabilir.
  2. Kronik uykusuzluk, karbonhidrat metabolizmasını etkiler ve iştahı düzenleyen hormon seviyeleri değişir. Sonuç olarak kilo kaybı veya artışı gerçekleşir.
  3. Günlük uykusunu düzenli alanlara nazaran uykudan mahrum kalanlar daha asabi, sabırsız ve huysuz olabilirler.
  4. Uyku bozukluklarının hipertansiyon, yüksek stres hormon seviyesi ve düzensiz kap ritmi gibi tıbbi rahatsızlıklar ile bağlantısı vardır.

Uykunun ne kadar önemli olduğunu öğrendiğinize göre, şimdi uyku perilerini kaçırmamanın yollarından bahsedelim.
Stresten kurtulun. Stres altında ezilen insanlar genelde uykularından mahrum kalırlar. Günlük stresten kurtulmak ve rahatlamak için çeşitli yollar deneyebilirsiniz:

  1. Egzersiz: düzenli egzersiz yapmaya çalışın. Sabah veya öğlen yapacağınız hareketler günlük enerjinizi artırırken, rahat bir gece de geçirtebilir.
  2. Yoga ve meditasyon tekniklerini rahatlamak ve kendinizi yenilemek için kullanabilirsiniz.
  3. Yazın: Baş ucunuzda tutacağını bir deftere yatmadan önce gün içerisinde başınızdan geçen şeyleri yazın. Bir nevi içinizi dökün ve rahatlayın.
  4. Farklı şeyler deneyin. Herkesin stresten arınma yöntemi farklıdır. Kendi yönteminizi bulmak için denemekten çekinmeyin ve eğlenmeye bakın.

Gün içerisinde ise düzenli yemek yemeğe çalışın. Ve, yapabiliyorsanız beslenmenizin çoğunu öğleden önce yapmaya çalışın. Yatmadan en az 3 saat önce yemeyi bırakın. Bu aynı zamanda kilo almanızı da engeller. Diğer taraftan, akşam yemeden duramıyorsanız. Yulaflı kurabiye yanında sütü deneyebilirsiniz.
Ev yapımı ve taze yulaflı kurabiye deneyin. Kolları sıvadıysanız kurabiyenize çikolata parçacıkları, kuru yemiş veya meyve eklemekten çekinmeyin. Süte gelince, kendinizi sadece inek sütü ile sınırlandırmayın, soya sütü veya badem sütü de deneyin.